Omurga tümörü, omurga kemiklerinde veya omurilikte (omurilik kanalı içinde) oluşan anormal hücrelerin birikmesiyle oluşan kitlesel bir büyümedir. Omurga tümörleri, hem iyi huylu (benign) hem de kötü huylu (malign) olabilir. İyi huylu omurga tümörleri çoğunlukla yavaş büyüyen ve genellikle çevre dokulara yayılmayan karakterdeyken,  kötü huylu tümörler daha hızlı bir şekilde büyüyebilir ve çevre dokulara yayılabilir.

Omurga tümörleri, yerleşim yerlerine göre 4 farklı bölgede incelenebilir:

  1. Servikal Omurga (Boyun Bölgesi): En üstte bulunan omurga bölgesidir.
  2. Torakal Omurga (Göğüs Bölgesi): Göğüs kafesi altındaki bölgedir.
  3. Lomber Omurga (Bel Bölgesi): Belin altında yer alan omurga bölgesidir.
  4. Sakral Omurga: Kalça kemiklerine bağlanan alt omurga bölgesidir.

Diğer taraftan; köken aldıkları dokuya göre iki ana gruba ayrılabilir:

  1. Primer Omurga Tümörleri: Omurga dokusundan kaynaklanan tümörlerdir. Bu tümörler omurganın kemik, bağ dokusu, omurilik zarı veya omurilik hücrelerinden kaynaklanabilir.
  2. Sekonder Omurga Tümörleri (Metastatik Tümörler): Başka bir organın kanserinin omurgaya yayılması sonucu oluşan tümörlerdir. Örneğin, meme kanseri, akciğer kanseri veya prostat kanseri gibi kanserler omurgaya metastaz yapabilir.

Omurga Tümörlerinin Belirtileri Nelerdir?

Omurga tümörleri çeşitli semptomlarla kendini gösterebilir ve belirtiler, tümörün türüne, büyüklüğüne, konumuna ve etkilediği omurga bölgesine bağlı olarak farklılık gösterebilir.

  1. Sırt Ağrısı: Omurga tümörleri sıklıkla sırt ağrısına neden olabilir. Ağrı, uzun süreli veya dinlenme ile geçmeyen kronik bir karakterde olabilir.
  2. Boyun Ağrısı: Boyun bölgesindeki tümörler özellikle servikal omurga tümörleri, boyun ağrısına ve boyun hareketlerinde kısıtlılığa yol açabilir.
  3. Bel Ağrısı: Bel bölgesindeki tümörler özellikle lomber omurga tümörleri, bel ağrısına ve bel hareketlerinde kısıtlılığa yol açabilir.
  4. Nörolojik Semptomlar: Omurga tümörleri, omurilik veya sinir köklerini sıkıştırarak nörolojik semptomlara neden olabilir. Bu semptomlar şunları içerebilir:

   – Bacaklarda güçsüzlük veya felç

   – Kollarda güçsüzlük veya felç

   – Uyuşma ve karıncalanma hissi

   – Koordinasyon bozukluğu veya dengesizlik

   – İdrar veya bağırsak kontrolünün kaybı

   – Bacaklarda ağrı veya uyuşma (İlk belirti olabilir)

  1. Skolyoz (Omurga Eğriliği): Omurga tümörleri, omurganın doğal eğrilerini değiştirerek skolyoz adı verilen omurga eğriliğine neden olabilir.
  2. İlerleyici Zayıflık: Omurga tümörleri omuriliği etkilediğinde, bacak ve kol kaslarında ilerleyici zayıflık ve güç kaybı meydana gelebilir.

Unutulmamalıdır ki, bu belirtiler sadece omurga tümörlerine özgü değildir ve birçok başka nedeni olabilir. Omurga tümörü şüphesi olan herhangi bir semptomunuz varsa, bir nörolog veya ortopedik cerraha başvurarak detaylı bir değerlendirme yaptırmanız önemlidir. Erken teşhis ve uygun tedavi, omurga tümörlerinin yönetilmesinde önemli bir rol oynar.

Omurga Tümörlerinin Tanısı Nasıl Koyulur?

Omurga tümörlerinin tanısı için bir dizi değerlendirme ve görüntüleme yöntemi kullanılır. Tanı, hastanın semptomlarına, fizik muayenesine, radyolojik görüntüleme ve biyopsi gibi testlerin sonuçlarına dayanarak konulur. İşte omurga tümörlerinin tanısında kullanılan temel yöntemler:

  1. Hasta Öyküsü ve Fizik Muayene: Hastanın semptomlarını ve sağlık geçmişini anlamak için bir nörolog veya ortopedik cerrah, hastanın öyküsünü alır ve fizik muayene yapar. Bu, tümörün olası varlığına veya diğer olası nedenlere işaret edebilecek belirtileri ve bulguları değerlendirmeye yardımcı olabilir.
  1. Radyolojik Görüntüleme:
  2. Röntgen: Omurga tümörlerinin bazıları, basit röntgen görüntüleriyle tespit edilebilir veya değerlendirilebilir.
  3. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): MRG, omurga tümörlerinin tanısında en yaygın kullanılan görüntüleme yöntemidir. MRG, omuriliği, omurga kemiklerini ve yumuşak dokuları ayrıntılı olarak görüntüler.
  4. Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve PET-CT: BT taraması, omurga kemiklerini daha iyi görmeye ve bazı tümörleri tespit etmeye yardımcı olabilir. PET-CT tüm vücudu tarayarak herhangi bir bölgede tutulum gösteren odak/odak var mı saptamamaızı sağlar.
  1. Biyopsi: Görüntüleme testlerinin sonuçlarına göre, tümörün doğasını belirlemek için bir biyopsi yapılabilir. Biyopsi, şüpheli doku veya hücrelerin alınması ve laboratuvar incelemesi için kullanılır. Biyopsi, tümörün iyi huylu veya kötü huylu olduğunu ve kanserli olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur.
  2. Kan Testleri: Kan testleri, tümörle ilişkili olabilecek bazı biyokimyasal belirteçleri değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Tanı süreci, hastanın semptomlarına, radyolojik görüntüleme sonuçlarına ve diğer testlerin sonuçlarına dayanarak dikkatli bir şekilde yapılır. Omurga tümörü şüphesi olan hastaların bir nörolog veya ortopedik cerraha başvurarak detaylı bir değerlendirme yaptırmaları önemlidir. Erken tanı ve uygun tedavi, omurga tümörlerinin yönetilmesinde önemli bir rol oynar.

Omurga Tümörleri Nasıl Tedavi Edilir?

Omurga tümörlerinin tedavisi, tümörün türüne, büyüklüğüne, konumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Tedavi, tümörün iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olmasına bağlı olarak farklılık gösterebilir. Ayrıca tedavi planı, tümörün omurilik veya sinir köklerini ne ölçüde etkilediğine ve yayılma durumuna bağlı olarak da değişebilir. Omurga tümörlerinde uygulanan temel tedavi yöntemleri şunlardır:

 

  1. Cerrahi Müdahale: Cerrahi, omurga tümörlerinin çıkarılması veya azaltılması için sıklıkla kullanılan tedavi yöntemidir. Ameliyatla, tümör tamamen çıkarılmaya çalışılır veya çıkarılması mümkün değilse tümörün boyutu azaltılır. Cerrahi müdahale, tümörün iyi huylu veya kötü huylu olmasına bağlı olarak yapılabilir. Omurga tümörlerinin cerrahi tedavi yöntemleri, tümörün büyüklüğüne, türüne, konumuna ve omuriliği veya sinir köklerini etkileme derecesine bağlı olarak değişebilir. Cerrahi müdahale, tümörün tamamen çıkarılması veya tümörün boyutunun azaltılması amacıyla gerçekleştirilebilir. İşte omurga tümörlerinde uygulanan bazı cerrahi tedavi yöntemleri:
  1. Tümör Rezeksiyonu (Eksizyon): Tümör rezeksiyonu, tümörün tamamen çıkarılması anlamına gelir. Cerrah, tümörü omuriliği veya sinirleri etkilemeden mümkün olduğunca tamamen çıkarmaya çalışır. Bu, iyi huylu omurga tümörleri ve bazı kötü huylu tümörler için tercih edilen bir tedavi yöntemidir.
  2. Tümör Debulking: Tümör debulking, tümörün büyük bir kısmının çıkarılması anlamına gelir. Eğer tümör tamamen çıkarılması riskliyse veya mümkün değilse, cerrah tümörün büyüklüğünü azaltmaya çalışır. Bu, bazı kötü huylu tümörlerin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
  3. Stabilizasyon Cerrahisi: Omurga tümörleri, omurga yapısını zayıflatarak kırıklara veya instabiliteye neden olabilir. Stabilizasyon cerrahisi, omurga kemiklerinin stabilizasyonu için kullanılan farklı cerrahi tekniklerle omurgayı güçlendirmeyi amaçlar. Bu, omuriliği korumak ve tümörün neden olduğu zararı en aza indirmek için önemlidir.
  4. Vertebrektomi: Vertebrektomi, omuriliği veya sinir köklerini sıkıştıran tümörün bulunduğu omurga bölgesinden bir veya birden fazla omurun kısmi veya tamamen çıkarılması işlemidir. Bu prosedür, tümörün omurga kanalını bası altına almasını önleyerek semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir.
  5. Distraksiyon ve Rekonstrüksiyon: Tümörün neden olduğu omurga deformitelerini düzeltmek için distraksiyon (uzatma) ve rekonstrüksiyon cerrahisi kullanılabilir. Bu yöntemle, omurga doğal hizasına getirilir ve sabitlenir.
  6. Endoskopik Cerrahi: Endoskopik cerrahi, küçük kesi yoluyla endoskopik kameralar ve özel cerrahi aletler kullanarak tümörün çıkarılmasını sağlayabilir. Bu yöntem, daha az invaziv olabilir ve daha küçük bir iz bırakabilir.

Omurga tümörlerinin cerrahi tedavi yöntemi, tümörün türü, büyüklüğü ve konumuna bağlı olarak belirlenir. Cerrahi tedavi için uygun adaylar, bir multidisipliner ekibin değerlendirmesiyle belirlenir ve hastanın genel sağlık durumu, yaşam kalitesi ve tedavi beklentileri göz önünde bulundurulur.

  1. Radyoterapi: Radyoterapi, yüksek enerjili ışınlar kullanarak tümör hücrelerinin yok edilmesini veya büyümesinin durdurulmasını hedefleyen bir tedavi yöntemidir. Radyoterapi, ameliyat sonrası tümörün tekrarlamasını önlemek için veya cerrahi sonrası tümörün büyüklüğünü azaltmak için kullanılabilir.
  2. Kemoterapi: Kemoterapi, ilaçlar kullanılarak tümör hücrelerinin yok edilmesini veya büyümesinin durdurulmasını hedefler. Kemoterapi, kan-beyin bariyerini aşabilen özel ilaçlar kullanılarak uygulanır ve bazı tümörlerin tedavisinde kullanılabilir.
  3. Hedefe Yönelik Tedavi: Hedefe yönelik tedavi, tümör hücrelerine spesifik olarak etki eden ilaçları içerir. Bu tedaviler, tümör hücrelerini hedef alarak sağlıklı dokulara daha az zarar verme eğilimindedir.
  4. İmmünoterapi: İmmünoterapi, hastanın bağışıklık sisteminin tümöre saldırmasını teşvik eden bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi, bazı tümör türlerinde ve belirli hastalarda kullanılabilir.
  5. Hormon Tedavisi: Hormon tedavisi, hormonların tümör büyümesini desteklediği bazı hormon reseptör pozitif tümörler için kullanılabilir.
  6. Palyatif Bakım: Kötü huylu omurga tümörleri ilerlemiş evrede olabilir ve ağrı, zayıflama ve diğer semptomlarla ilişkilidir. Palyatif bakım, hastaların semptomlarını hafifletmek, yaşam kalitesini artırmak ve rahat bir şekilde yaşamalarına yardımcı olmak için kullanılır.

Omurga tümörlerinin tedavi planı, bir multidisipliner ekibin değerlendirmesiyle belirlenir. Bu ekip nörologlar, nöroşirurji uzmanları, onkologlar, radyoterapistler ve diğer uzmanlardan oluşur. Tedavi seçenekleri, hastanın genel sağlık durumu, yaşam kalitesi ve tedavinin beklentileri göz önünde bulundurularak bireysel olarak belirlenir. Erken teşhis ve uygun tedavi, omurga tümörlerinin yönetilmesinde önemli bir rol oynar.

Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Omurga tümörü ameliyatları sonrasında hastaların dikkat etmeleri gereken önemli noktalar vardır. Ameliyat sonrası dönemde, hastaların sağlıklı bir iyileşme süreci geçirmesi ve komplikasyonların önlenmesi için belirli önlemler alınmalıdır. İşte omurga tümörü ameliyatları sonrasında dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar:

  1. İzlem ve Takip: Ameliyat sonrası hastalar düzenli olarak doktorları tarafından izlenmelidir. Ameliyat sonrası kontroller ve takipler, tümörün tekrarlamasını veya komplikasyonları erken tespit etmek ve tedavi etmek için önemlidir.
  2. Dinlenme ve İyileşme Süreci: Ameliyat sonrası dönemde hastaların yeterli dinlenmeye ve iyileşme sürecine odaklanmaları önemlidir. Ameliyat sonrası dinlenme, omurga dokusunun iyileşmesine ve ameliyat bölgesinin tam olarak iyileşmesine yardımcı olur.
  3. Aktivitelerde Sınırlama: Ameliyat sonrası dönemde, aşırı fiziksel aktivitelerden ve ağır kaldırmadan kaçınılmalıdır. Bu süreçte doktorun önerdiği aktivite düzeyine uyulmalı ve vücudun iyileşmesine izin verilmelidir.
  4. İlaçlar: Ameliyat sonrası dönemde, doktorun verdiği ilaçların düzenli ve doğru bir şekilde kullanılması önemlidir. Ağrı kesiciler, antibiyotikler ve diğer ilaçlar, hastanın rahatlamasına ve enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  5. Beslenme: Sağlıklı ve dengeli bir beslenme, iyileşme sürecini desteklemeye yardımcı olur. Ameliyat sonrasında, doktorun önerdiği diyet planına uygun olarak beslenmeye özen gösterilmelidir.
  6. Enfeksiyon ve İzlem: Ameliyat bölgesinde herhangi bir enfeksiyon belirtisi fark edildiğinde veya şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma veya nörolojik semptomlar meydana gelirse hemen doktora başvurulmalıdır.
  7. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Ameliyat sonrası dönemde, bazı hastalarda fizik tedavi ve rehabilitasyon önerilebilir. Bu, vücut fonksiyonlarının iyileştirilmesine ve günlük aktivitelere dönüş sürecinin hızlandırılmasına yardımcı olabilir.

Ameliyat sonrası dönemde hastaların belirli kısıtlamalara uymaları, doktorun önerilerini takip etmeleri ve düzenli kontrolleri ihmal etmemeleri önemlidir. Omurga tümörü ameliyatı sonrasında hastaların iyileşme süreci bireysel olarak değişebilir, bu nedenle doktorunuzun talimatlarını dikkatlice izlemek ve herhangi bir sorununuzu hemen bildirmek önemlidir. Ayrıca, ameliyat sonrası dönemde destek almak için aileniz veya sağlık profesyonelleriyle iletişimde kalmak da önemlidir.

Ameliyat dışı tedavi yöntemleri, ameliyatın mümkün olmadığı veya tercih edilmediği durumlarda hastalar için uygun olabilir. Tedavi seçenekleri, hastanın genel sağlık durumu, tümörün özellikleri ve hastanın tedaviye yanıtı göz önünde bulundurularak belirlenir. Hastaların tedavi planını belirlerken multidisipliner bir yaklaşım benimsenir ve tüm tedavi seçenekleri hastanın ihtiyaçlarına göre değerlendirilir.