Omurganın çökme kırığı, omurun ön tarafında yer alan ve vücudun ağırlığının büyük bir kısmını taşıyan kemik kısmının zayıflayıp çökmesiyle oluşan bir kırık türüdür. Tıbbi terim olarak “vertebral kompresyon kırığı” veya “vertebral çökme kırığı” olarak da adlandırılır. Bu tür kırıklar genellikle osteoporoz adı verilen kemik yoğunluğunun azalması ile ilişkilidir. Osteoporoz, kemiklerin mineral yoğunluğunun azalması ve kırılganlaşması sonucu kemiklerin kolayca kırılmasına neden olan bir durumdur. Omurga kemikleri de osteoporoz nedeniyle zayıflayabilir ve normal yük taşıyacak kadar güçlü kalmayabilir.

Omurganın çökme kırığı, omurga kemiklerinin bir kısmının ön tarafında oluştuğu için sıklıkla yuvarlaklaşmış bir şekil alır ve bu nedenle “çökme” olarak adlandırılır. Kırık omurun boyutuna ve çökme derecesine bağlı olarak, kişi boyunda kısalma, kamburluk (kifoz) veya bel ağrısı gibi belirtiler yaşayabilir.

Omurganın çökme kırığı, osteoporozlu yaşlı yetişkinlerde en sık görülen kırık türüdür, ancak travma, tümör veya enfeksiyon gibi durumlar söz konusu olduğunda her yaş grubunda karşımıza çıkabilir.

Omurga Çökme Kırığının Belirtileri Nelerdir?

Omurga çökme kırığının belirtileri, kırığın türüne, şiddetine ve yerine bağlı olarak değişebilir. Bazı kişilerde çökme kırığı belirtileri hafif olabilirken, diğerlerinde daha şiddetli semptomlar görülebilir. Omurga çökme kırığının yaygın belirtileri şunlardır:

  1. Bel Ağrısı: Omurganın çökme kırığının en yaygın belirtisi bel ağrısıdır. Ağrı genellikle kırığın olduğu bölgede hissedilir ve bazen sırtın diğer bölgelerine yayılabilir.
  2. Boyda Kısalma: Omurga çökme kırığı sonucunda omurun yük taşıyan kısmı zayıfladığı için omurga boyunda kısalabilir.
  3. Kamburluk (Kifoz): Omurga çökme kırığı, omurun ön kısmında zayıflama ve çökme nedeniyle kamburluğa yol açabilir. Bu, omurganın normalden daha yuvarlak bir şekle dönüşmesi olarak gözlenebilir.
  4. Hareket Kısıtlılığı: Omurga çökme kırığı olan kişiler, hareketlerini sınırlı hissedebilirler. Kırık, omurgadaki stabiliteyi etkileyebilir ve normal hareketleri zorlaştırabilir.
  5. Yürüme Zorluğu: Ciddi çökme kırıklarında, omurilik veya sinir köklerine yapılan baskı, yürüme güçlüğüne veya denge sorunlarına neden olabilir.
  6. Göğüs Ağrısı: Bazı kişilerde omurga çökme kırığı göğüs bölgesinde ağrıya neden olabilir.
  7. Duruş Değişiklikleri: Kırık nedeniyle omurun normalden farklı bir şekil alması duruş değişikliklerine yol açabilir.
  8. Duyu ve kuvvet azalması: İleri düzeyde ve omuriliğe baskı oluşturacak çekilde arka tarafa doğru taşma yapan çökme kırıklarında, yerleştiği bölgeye göre kol ve bacaklarda uyuşma ve güç kayıpları gözlenebilir.

Omurga çökme kırığının belirtileri, hastadan hastaya değişebilir ve bazı kişilerde belirtiler hafif olabilirken, diğerlerinde daha belirgin olabilir. Eğer omurga çökme kırığı şüphesi varsa veya belirtileriniz varsa, bir sağlık uzmanına başvurmanız ve doğru tanı ve tedavi için profesyonel yardım almanız önemlidir. Erken teşhis ve uygun tedavi, olası komplikasyonları önlemeye ve iyileşmeyi desteklemeye yardımcı olabilir.

Omurga Çökme Kırığının Tanısı Nasıl Koyulur?

  1. Hasta Öyküsü ve Fizik Muayene: Hastanın şikayetlerini dinlemek ve belirtileri değerlendirmek için fizik muayene yapılır. Hasta, bel ağrısı, boyunda kısalma, kamburluk (kifoz) veya diğer semptomları hakkında bilgi vermelidir.
  2. Röntgen Çekimi: Omurga çökme kırığının tanısında en yaygın kullanılan ilk görüntüleme testi röntgen çekimidir. Röntgenler, omurgadaki kemik yapıyı ve omurun çökme veya kırılma durumunu gösterir.
  1. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Röntgenlerden daha ayrıntılı görüntüler elde etmek için MRG taraması kullanılabilir. MRG, omurga kemiklerini, yumuşak dokuları, diskleri ve omuriliği daha detaylı bir şekilde görüntüler. Bu, omurgadaki zayıflama ve çökme durumunu tespit etmek ve omurilik veya sinir köklerine yapılan baskıyı değerlendirmek için önemlidir.
  2. Bilgisayarlı Tomografi (BT): BT taraması, omurganın üç boyutlu görüntülerini elde etmek için kullanılır. Özellikle karmaşık çökme kırıklarının değerlendirilmesinde ve cerrahi planlamada yardımcı olur.
  3. Kemik Mineral Yoğunluğu Testi: Omurga çökme kırıklarının çoğu, osteoporoz adı verilen kemik yoğunluğunun azalması ile ilişkilidir. Bu nedenle, doktor, hastanın kemik yoğunluğunu değerlendirmek için kemik mineral yoğunluğu testi isteyebilir.
  4. PET/CT : “Patolojik kırık” olarak adlandırdığımız tümöre bağlı kırıklarda kullanılabilir.
  5. Kemik yoğunluğu ölçümü: Osteoporoz’a bağlı olduğu düşünülen hallerde hem tanı hemde henüz sağlam olan diğer kemiklere yönelik uygun tedavi planlamak amacıyla uygulanabilir.

Omurga çökme kırığı tanısı, hastanın semptomları ve görüntüleme testleri sonuçlarına dayanarak konulur. Tanı, kırığın türü, ciddiyeti ve yaygınlığına bağlı olarak yapılır. Doğru tanı, uygun tedavi planlaması için önemlidir. Bu nedenle, omurga çökme kırığı şüphesi olan her hastanın bir uzman sağlık profesyoneline başvurması ve profesyonel yardım alması önemlidir.

Omurga Çökme Kırıkları Nasıl Tedavi Edilir?

Omurga çökme kırıklarının tedavisi, kırığın türüne, ciddiyetine, hastanın genel sağlık durumuna ve semptomlara bağlı olarak değişebilir. Tedavi yöntemleri şunları içerebilir:

  1. Konservatif Tedavi: Hafif veya orta düzeyde omurga çökme kırıklarında, konservatif tedavi uygulanabilir. Bu tedavi yöntemleri arasında:

   – İstirahat: Kırığın iyileşmesini desteklemek için aktiviteleri sınırlamak ve istirahat etmek önemlidir.

   – Ağrı Yönetimi: Ağrı ve iltihabı azaltmak için ağrı kesiciler ve anti-enflamatuar ilaçlar kullanılabilir.

   – Bel Kemeri Kullanımı: Bel kemeri, omurga üzerindeki yükü azaltmak ve kırığın iyileşmesini desteklemek için kullanılabilir. Ancak, bel kemeri kullanımı süresi ve yöntemi doktorunuz tarafından belirlenmelidir.

 

   – Fizik Tedavi: Fizik tedavi, omurga kaslarını güçlendirmek, esnekliği artırmak ve postürü düzeltmek için kullanılabilir. Fizyoterapistin belirlediği egzersizleri düzenli olarak yapmak önemlidir.

  1. Vertebroplasti ve Kifoplasti: Bu minimal invaziv cerrahi yöntemler, omurganın çökme kırığına neden olan kemikteki boşlukları doldurmak için çimento benzeri bir madde enjekte eder. Bu işlem, kırık omurun stabilitesini artırarak ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.
  1. Omurga Füzyonu (Spinal Füzyon): Ciddi çökme kırıklarında, omurganın düzeltilmesi ve istikrarın sağlanması için omurga füzyonu yöntemi uygulanabilir. Bu prosedürde, kırık omurun yanında diğer omurlar da birleştirilerek sabitlenir.
  1. Cerrahi Dekopresyon: Bazı vakalarda, omurga çökme kırığı, omuriliği veya sinir köklerini etkiliyorsa cerrahi dekompresyon gerekebilir. Cerrahi müdahale ile kırık omurun düzeltilmesi ve sinirlere olan baskının azaltılması hedeflenir.
  2. Korpektomi: Omurun çökme kırığına bağlı olarak omurilik veya sinir köklerine baskı oluşmuşsa, düzeltici cerrahi müdahale yapılabilir. Bu prosedürde, omurun bası yapan kısmı (çökme) çıkarılır ve omurilik veya sinir kökleri için daha fazla alan yaratılır.

Tedavi seçeneği, kırığın ciddiyetine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak belirlenir. Tedavi planlamasında hastanın yaşam tarzı, sağlık geçmişi ve diğer tıbbi durumları da dikkate alınır. Tedavinin başarıyla sonuçlanması için hastanın doktorunun önerilerine tam olarak uyması ve belirtilen rehabilitasyon sürecini takip etmesi önemlidir. Erken teşhis ve uygun tedavi, olası komplikasyonları önlemeye ve iyileşmeyi desteklemeye yardımcı olabilir.

Ameliyat Sonrası Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Omurga çökme kırığı ameliyatları sonrası dikkat edilmesi gereken birkaç önemli husus vardır. Bu dönemde iyileşmeyi desteklemek ve komplikasyonları önlemek için aşağıdaki konulara dikkat etmek önemlidir:

  1. Doktorun Talimatlarına Uymak: Ameliyat sonrası, doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli olarak kullanmalı ve talimatlarına tam olarak uymalısınız. Antibiyotikler, ağrı kesiciler veya diğer ilaçlar gibi reçeteli ilaçları belirtilen doz ve sürelerde almak önemlidir.
  2. Yara Bakımı: Ameliyat bölgesindeki yaranın temiz ve kuru kalmasına özen göstermelisiniz. Yara bakımı konusunda doktorunuzun talimatlarına uygun hareket etmelisiniz. Eğer yara kızarıyor, şişiyorsa veya enfeksiyon belirtileri varsa hemen doktorunuza başvurmalısınız.
  3. Bel Kemeri veya Korse Kullanımı: Cerrahi sonrası bel kemeri veya korse kullanımı doktorunuzun tavsiyesine bağlı olacaktır. Eğer bel kemeri veya korse kullanmanız gerekiyorsa, doğru şekilde takmalı ve doktorunuzun önerdiği süre boyunca kullanmalısınız.
  4. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Ameliyat sonrası dönemde, belirli bir süre sonra fizik tedavi ve rehabilitasyon programına başlayabilirsiniz. Bu program, omurga kaslarını güçlendirmek, esnekliği artırmak ve omurganın stabilitesini iyileştirmek için önemlidir. Fizyoterapistlerin belirlediği egzersizleri düzenli olarak yapmak, iyileşme sürecini destekleyebilir.
  5. Duruş ve Hareket Kontrolü: Cerrahi sonrası dönemde, iyi duruş ve hareket mekaniklerine dikkat etmek önemlidir. Sağlıklı omurga mekaniğine dikkat ederek, belirli hareketlerin omurganıza zarar vermesini önleyebilirsiniz.
  6. Ağırlık Kaldırmaktan ve Zorlayıcı Hareketlerden Kaçınmak: Ameliyat sonrası dönemde bir süre boyunca ağır kaldırmaktan, eğilmekten veya çökmekten kaçınmalısınız. Bu tür aktiviteler omurganız üzerinde ekstra baskı oluşturabilir ve iyileşmeyi zorlaştırabilir.
  7. Sigara ve Alkol Tüketiminden Kaçınmak: Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek, kemik iyileşmesini olumsuz etkileyebilir. Ameliyat sonrası sigara içmekten ve aşırı alkol tüketmekten kaçınmalısınız.
  8. Diyet ve Beslenme: Sağlıklı bir beslenme düzenine dikkat etmek, kemik sağlığı ve iyileşme süreci için önemlidir. Yeterli kalsiyum ve diğer besin maddelerini almak omurganın sağlıklı olmasına katkı sağlayabilir.

Ameliyat sonrası dönemde doktorunuzun talimatlarına uygun hareket etmek ve belirtilen yönergeleri takip etmek, daha hızlı ve sağlıklı bir iyileşme süreci sağlamaya yardımcı olacaktır. Ameliyat sonrası herhangi bir endişe veya sorun yaşarsanız, hemen doktorunuza başvurmalısınız.